>

Aradığın aslında nedir ki?

Friday, March 24

Küçük mavi not defterimden (2)

Elif Şafak - Mahrem
-----------------------

"Mahremiyetin gitmişse elden, sen de gitmelisin tez elden..."

"Sadece ben vardı mahremiyetin bittiği yerde."

"İçi çilekli puding kıvamında ve tadında rüyalarla doldurulmuş kocaman bir balon gibi, etrafımdaki bütün hareketleri yumuşatıyordum" - k.i.s.d notu: benzetmeler çok lezzetli:)

"Her sokak kavgasının alevi, bir sokak kavgası seyretmek üzere oraya toplaşanların gözleriyle harlanır. Her sokak kavgasını, seyircileri çıkarır."

"Keramet Mûmi keşke Memiş Efendi sık sık söylerdi zaten: erkek kısmının gemisi batsa batsa, gördüğü en parlak ışığı deniz feneri zannedip, dümeni sığ sulara kırmaktan ötürü batardı." - k.i.s.d notu: kahramanın ismine dikkat!

"Köhne, ahşap evlerin tekerrürlerle örselenmiş, bakımsızlıktan sararmış cephelerine inat, seyirlik birtazelikti oymalı, fiyakalı taş evler. Karşıdaki dilini bilse de bilmese de, kendinden bahsetmeyi severdi taş evler. Ahşap olanlar ise içinde yaşayanların muhabbetini dinlemekten keyif alır, fazla konuşmazdı. Birinin yalnızlığından cisim buluyordu hayat; öteki ise ancak başkalarıyla birlikteyken vardı.

Görülmek ve göstermek üzerine inşa edilmişti taş evler; aten bu yüzden dış cepheleri gelip geçenlerin bakışlarıyla her dem yeniden sıvanıyordu.

Görülmemek ve göstermemek üzerine inşa edilmişti ahşap evler; zaten bu yüzden dış cepheleri yabancıların nazarlarıyla aşınıyordu
. "

"Kaç olunca çok, kaçta kalınca azdı rakamlar" - k.i.s.d notu: seçilen kelimelere dikkat!

"Her yara iyileşir. Eninde sonundakabuk bağlar, üstünü kapatır. Gözlerden sakınır. Çünkü hiç bir yara görülmek istemez." k.i.s.d. notu: sertab'ın Yara isimli şarkısı burda çok iyi gider:)

"Gece, çiğnenmiş bir yemin gibi teselliye aç; üzerindeki ölü deriden kurtulmaya çalışan bir yılan kadar yeniliğe muhtaçtı. Gece, bu seyirlik dünyada kimsenin kimseyi görmediği tek zamandı."

Nazar Sözlüğünden: "Komşu kadın: Komşu kadın, hiç kapanmayan bir gözdür. Pencere önlerinden, dantel tüllerin ardından, balkon kenarlarından, duvar diplerinden, gözetleme deliklerinden ve bir de, pişirip dağıttığı aşurelerin içinden bakar."

"Mide bir masal diyarıdır.
Hudut boylarını çikolatadan muhafızlar bekler.
Muhafızları yiyince, hiç bir engel kalmaz rejimi bozanın önünde
."


Reklamlar: Bundan sonraki "Küçük mavi not defterimden" yazısında bir kaç kitap atlayıp "Baba ve Piç"ten yazılar yayınlayacağım.

7 Comments:

bu alıntıları okuduğum iyi oldu. baba ve piç'i almıştım, şimdi bir an önce okumak istedim.

March 27, 2006 10:46 AM

 

yasemincim eminim çok seveceksin, ben çok sevdim Baba ve Piç'i. gerçi eşim ismiyle çok dalga geçti ama olsun.:)

March 27, 2006 11:42 AM

 

"...ve bir de, pişirip dağıttığı aşurelerin içinden bakar."
son gunlerde tun kitap eklerinde karşıma cikan ve biraz fazla konusan hatunun bu cümleri kurmuş olması beni şaşırttı.
som kitabıın adı kışkırtmıştı.ama bekle unutulunca okursun demiştim.hani populer olandan kaçma eğilimi vardır ya:)
sizin blog ve alıntılar özellikle de yukarıda yazdıgım alıntı bir an önce okumalıyım dedirtti bana.
tesekkür ederim.

March 27, 2006 5:54 PM

 

sevgili anonymous, ben de ilk önceleri öyle düşünmüştüm. Çok ortalıkta olan bir insanın kitabını okumak itici geliyordu. Tesadüfen okuduğum ilk kitabından sonra ise bırakamadım. Ben benzetmelerini ve dilini çok seviyorum. Umarım sen de seversin. Güzelliği paylaşmaktaki amacım da bu zaten. Sevgiler.

March 28, 2006 8:41 AM

 

merhaba bende bir elif şafak hayranıyım diğer kitaplarınıda tavsiye ederim mesala araf ,kolay okunan ama düşündüren bir kadın elif şafak ben çok sevdim onu en son kitabınıda medeniyete indiğim zaman alacağımdır.(medeniyet:çarşı-pazar)

berfin

March 28, 2006 8:58 AM

 

Dün akşam Araf'ı alacaktım. hava karardı, saatin 8 olduğunu farkedip eve gitmeye karar verdim:) Bi o, bir de Med-Cezir kaldı okumadığım. Aslında ingilizcesini okumak istiyorum ama yolda okuduğum için konsantre olamam herhalde. Kredi kartı kullanıyorsan www.idefixe.com dan da alabilirsin kitapları. Genelde indirimli oluyor:)

March 28, 2006 9:46 AM

 

Onun bi kaç benzetmesi beni ona bağlamak için yeterli olmustu.Köşe yazılarını takip ediyorum bazen yok bu O deil diyorum ama arada sırada ii geliyor yazdıkları insana .Ben de size bit Palas'tan bi pargraf


Denizin kıyısında durmuşuz.Ayaklarımızı suya salmışız Ethel.Sen diyorsun ki ' şu ilerideki elli beşinci dalgaya yüzelim birlikte.Bak o dalga ne kadar güzel'! Ben de 'hangisi ?' diye soruyorum.Daha sorumu bitirmeden yer değiştirmiş oluyor senin işaret ettiğin dalga.Bak artık söylediğin yerde değil.Elli beşinci değil de otuz beşinci olmuş şimdi.Giderek yaklaşıyor.Yani zaten o bu tarafa geliyor.Gelirkende elbette birşeyler getiriyor yanında.Şimdi önünde iki şeçenek var.Ya atlayacaksın denize, dalgaları falan unutup , sende bir katre olacaksın onun içinde Ya da kıyıda durup , bekleyeceksin.Dalgaların kıyıya vurup , parçalanmasını seyredeceksin.O zman da onlar birer katre olacak gözlerinin önünde .İki türlü yaşanır hayat eğer bir şeye benzeyecekse .Ya kendini yok edeceksin hayatın içinde ,ya da hayatı yok edeceksin kendinde"

September 21, 2006 4:51 PM

 

Post a Comment

Acaba neyle ilgili:

Create a Link

<< Home

 
z_post_title="<$BlogItemTKüçük mavi not defterimden (2)t> d="stats_script" type="text/javascript" src="http://metrics.performancing.com/bl.js">